Güvenlik-Sen’e ve İlkelerimize Sahip Çıkacağız

0

Umut-Sen aşağıda sunduğumuz ilkeler çerçevesinde faaliyet yürüten bir sendikal zemindir. Herhangi bir siyasal örgütün çatısı altında değildir. Farklı siyasal aidiyetleri olsa da, bu ilkeleri benimseyen ve içselleştiren herkese kapısı açıktır. Türkiye solunda hâkim olan “her siyasetin bir işçi çalışması olur” anlayışından kendimizi yalıtmaya, bu türden “butik faaliyetlerin” uzağında durmaya çalışıyoruz. Çabamız, emeğimiz bu yöndedir.

Maalesef üst üste yaşadığımız deneyimler devrimcilerin, sosyalistlerin sendikal alandaki duruşları ve ilişkileri hakkında bizleri kaygıya düşürmekte. Bu deneyimlerden ilkini Soma’da yaşadık. Maden işçilerinin öz örgütlülüğü olacak ve onların sendika içerisindeki tüm söz ve karar mekanizmalarına katılımını güçlendirecek işçi meclisi örgütlenmesi için çalışan arkadaşlarımıza türlü iftiralar atıldı. Son olarak Özel Güvenlik İşçileri Sendikası (Güvenlik-Sen) üzerinde oynanmakta olan oyunlar, Soma’daki deneyimimizin üzerine –tabiri caizse- tuz biber ekmiş durumda.

Umut-Sen ilkeleri etrafında örgütlenmesine giriştiğimiz, içimizden birçok arkadaşın kurucu emeğinin olduğu Güvenlik-Sen, resmi olarak kuruluşundan bir buçuk yıl sonra DİSK bünyesine katıldı. Bu kararı alırken bu alanda sınıfın ihtiyaçlarından hareket ettik ve Güvenlik-Sen örgütlenme uzmanları başta olmak üzere, Umut-Sen ilkeleri çerçevesinde hareket eden herkesin, işçilerin bürokratikleşmiş ve kastlaşmış sendikal yapılara teslim olmamaları için aktif ve bilinçli bir mücadeleyi sürdürmesi konusunda duyarlı olduk.

Ancak DİSK bünyesine katılma sürecinin başlamasıyla birlikte, edindikleri koltukları kaybetmekten korkan DİSK içerisindeki bir siyasi çizginin “hesap-kitap sendikacılığı” yapmaya koyulduğuna esefle şahit oluyoruz. Bu hesap-kitap sendikacılığı kendisini bazı somut faaliyetlerle açığa vuruyor: Alttan alta “kafa-kol faaliyeti” yürüterek Güvenlik-Sen’in kâğıt üzerindeki mevcut yönetim kurulu başkanını kendi “siyasi hanelerine kaydetmek”, akabinde bu yeni piyonları üzerinden mevcut örgütlenme uzmanlarını sendikanın resmi kayıtlarından çıkarmak ve benzeri teknik “katakullilerle” örgütlenmeyi kendi dar tekellerine almaya çalışmak. Bu tür gizli ve yukarıdan operasyonlarla sendikayı ele geçirmeye ve Güvenlik-Sen’in kurucu emeğini ortaya koyan devrimcileri saf dışı bırakmaya çalışan bu siyasetin izlediği yol hiçbir siyasal ahlâk çerçevesine sığdırılamaz.

Bu “işlerin” Türkiye’de bilinmedik olmadığının farkındayız. Sosyalistlerin, devrimcilerin emekçilerin hayatları içerisinde kökleşmek yerine bu türden “ayak oyunlarına” tenezzül eder hale gelişi üzüntü vericidir. Üzüntümüzü daha da katlayan, devrimcilik iddiası ile Türkiye’de önemli sendikacılık deneyimleri yaratmış olan bir siyasi çizginin bugün itibariyle kendisini DİSK içerisindeki koltuk hesaplarına kilitlemiş olmasıdır. Tek kelimeyle: Yazık!

Her ne kadar nafile olsa da, bu tür işlere tenezzül edenler devrimciliği ne hale getirdiklerinin, üzerine en çok titrememiz gereken emek alanında devrimcilerin, sosyalistlerin ismini neye düşürdüklerinin farkındalar mı?

Biz bir yandan bu durumdan kendimize ders çıkarıyor, bu arkadaşların düştüğü duruma düşmeden sendikal alanda faaliyet yürütebilmeye yönelik etkin mekanizmaların neler olabileceğine kafa yoruyoruz.

Fakat öte yandan bu fırsatçı, bürokratik ve kastçı anlayış karşısında Güvenlik-Sen’e sahip çıkıyoruz. Zira inanıyoruz ki bugün için Güvenlik-Sen’e sahip çıkmak aşağıda sıraladığımız ilkelere sahip çıkmaktır. Bu ilkeleri koruma ve geliştirmeye yönelik mücadele azmimizden kimsenin en ufak bir şüphesi bile olmasın.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Umut-Sen

UMUT-SEN İLKELERİ

Umut-Sen, aşağıdaki ilkeleri benimseyenlerin içinde yer alabileceği, sınıfın sendikal mücadelesini güçlendirmeyi amaç edinen esnek bir kolektiftir. 

1. İşçilerin sendika kurma, kurulu sendikaya katılma ya da bir sendika yönetimine aktif muhalefet geliştirme gibi kararları doğrultusunda, çeşitli ihtiyaçlara yönelik geniş bir çalışma alanı tarif eder. Örgütsüzlerin örgütlenmesi, sendikalar içerisinde işçilerin güçlenmesi için çalışır.

2. İşçi hareketinin ve örgütlerinin devlet ve sermayeden bağımsızlığını savunur. Devlet ve sermayenin her türlü saldırı ve yönlendirmesi karşısında işçilerin aktif ve bilinçli mücadelesinin açığa çıkması için çaba sarf eder.

3. İşçilerin kendi sendikalarını kendilerinin yönetmesi için çaba harcar. Tüm sendikal süreç ve örgütlerde işçilerin iradesinin egemen olması için çalışır. Bunun için işyeri komite ve meclis yapılanmalarını savunur. İşçilerin, hiçbir ayrım gözetmeksizin, tüm söz ve karar mekanizmalarında doğrudan katılımlarını sağlamak, işçilerin iradesini hâkim kılmak için çalışır.

4. Bürokratlaşmış ve kastlaşmış sendikal ilişkilerin işçinin emek ve mücadelesini gasp etmesine engel olmak için çaba harcar. Bu çaba kastlaşmış yapılarla mücadelenin yanında, işçiler arasında bürokratikleşmeye karşı sürekli ve aktif bir bilinçlendirme mücadelesinin yürütülmesini de içerir. Bu, uzman ya da işçi olarak sendikalarda çalışan tüm Umut-Senliler’in sorumluluğudur.

5. İşçilerin, günümüzde emeğin ve sermayenin farklı biçimlerde yoğunlaştığı kapitalist üretim zinciri içerisinde kendi stratejik konumlarını tahlil ederek, işyerlerinde en etkin sonucu sağlayacak fiili ve meşru tüm direniş türlerini hayata geçirmelerini savunur.

6. Devletin ve sermayenin saldırılarına karşı işçilerin mücadelesini sadece işyerleri ile sınırlı görmez; mücadelenin en geniş sendikal dayanışma içinde ve toplumun diğer kesimleriyle birlikte sürdürülmesini savunur. Kapitalist sistemin işçilere biçtiği üretici ve tüketici rollerinin birbirinden bağımsız olmadığının farkındadır ve kapitalizme karşı toplumun farklı kesimleriyle birlikte bütüncül bir direnişin sınıf mücadelesi için geniş olanaklar yaratabileceğini öngörür.

7. Toplumsal dayanışma ağlarını gittikçe zayıflatan ve işçileri yalnızlaştıran çalışma düzenine karşı işçilerin işyerinde ve gündelik hayatta dayanışmasını ve yardımlaşmasını savunur.

8. Ulusal sınırların ötesinde işleyen ve tüm dünya işçilerinin emeklerini sömüren kapitalizme karşı, işçilerin uluslararası dayanışmasını savunur.

9. Devletin, patronların veya sendikaların ırk, din, mezhep, cinsiyet, yaş, eğitim ve beceri esasında işçilere karşı uyguladıkları her türlü ayrımcılığa karşıdır. Bu nedenle ayrımcılığa veya dışlanmaya uğrayan tüm işçilerin dayanışması ve birlikte mücadele etmesi için çalışır.

Share.

Comments are closed.