gününde

FuzulEv’den atılan işçi: İşten çıkarma kul hakkı değil mi?

0

Koronavirüs salgını bahanesiyle iş yerlerinde yaşanan hak gaspları bitmiyor, patronlar salgının faturasını işçilere ödetiyor. İşçiler ise canhıraş bir biçimde yaşadıkları mağduriyeti duyurmaya ve haklarını aramaya çalışıyor. Alo Umut-Sen hattına ve Umut-Sen sosyal medya hesaplarına her gün böyle onlarca bildirim geliyor ve elimizden geldiğince seslerine ses olmaya çalışıyoruz. Bize ulaşan işçilerden bir işçi arkadaşımız haksız bir biçimde işten atılmasına karşı olarak patronuna yazdığı eleştiri/şikayet mektubunu bizimle paylaştı.

İslami şartlara uygun olarak ev sahibi olmak isteyenlere yönelik satış yapan FuzulEv’den 7 Nisan günü işten çıkarılan işçi arkadaşımız, FuzulEv patronlarının bu zor dönemde işçileri işten atarak nasıl kul hakkına girdiklerini kendi diliyle ifade ediyor. Ancak biz biliyoruz ki patronların dili, dini, milleti paradır, işçilerin ise örgütlenmekten ve mücadele etmekten başka çaresi yoktur.

Merhaba Eyüp Bey, sizlere arz etmem gereken hem şirketinizle hem de şahsınızla alakalı birtakım konular var. Bunlar sabır gösterip okursanız eğer dikkate almanız gereken cümleler olacaktır. 26 şubat 2020 tarihinde firmanızın İzmir’de yeni açılacak Buca şubesinde çalışmak üzere müşteri temsilcisi pozisyonuna başvurdum. Şirketiniz beni 28 Şubat tarihinde görüşmek üzere İzmir- Konak şubesine çağırdı. Yapılan görüşme neticesinde aynı gün içinde aranarak işe alındığım bilgisini tarafıma ulaştırdılar ve 6 mart 2020 tarihine kadar belgelerimi hazırlamamı istediler. Ben de buna istinaden 6 mart tarihine kadar belgelerimi hazırlayıp mail yoluyla şirketinize ulaştırdım. Ve daha sonra 16 Mart tarihinde İzmir Konak şubesinde benimle birlikte işe alınan 5 arkadaşımla birlikte eğitime başladık.

Ancak biliyorsunuz ki 10 Mart tarihinde Türkiye’de ilk koronavirüs açıklaması yapıldı. Buna rağmen 16 Mart tarihinde eğitim sorunsuz bir şekilde başladı. Eğitim süreci 20 Mart tarihinde tamamlandı ve İzmir Bornova, İzmir Konak şubelerinde dönüşümlü olarak Buca şubesi açılana kadar dönüşümlü bir şekilde çalışmaya başladık. Bu süre içinde tabi ki 2 aylık deneme sürecinde olduğumun bilgisindeydim. Yine aynı süre içinde Bornova şube müdürünüz Ümit Bey, Konak şube müdürünüz Mehmet Bey ve ayrıca Buca şubesinde müdür olması beklenen Onur Bey’den iş yapış şeklimle alakalı çeşitli övgüler aldım ve tek bir olumsuz cümle bile duymadım.

Henüz yeni başlayan bir personel olarak müşterilerle birebir görüşme aşamasında hiçbir sorun yaşamıyor, hatta birebir müşteri görüşmesine bile kolaylıkla girebiliyor onları satış aşamasına getirebiliyordum. Bu süre içerisinde şirketinizin aldığı karar doğrultusunda bir gün evden bir gün ise iş yerinden çalışıyorduk. Bu hafta itibariyle de üst üste 3 gün ofisten ve 3 gün evden çalışma modeline geçtiniz.

Tüm bu süreç yaşanırken sırayla;

  1. 26 Mart tarihinde bir arkadaşımız covid-19 salgınını gerekçe göstererek kendi isteğiyle ücretsiz izine çıktı.
  2. 1 Nisan tarihinde işe yeni başlayan bir arkadaşımız deneme süreci gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı.
  3. 7 Nisan tarihinde Bornova Şube müdürü tarafından aranarak işten çıkarıldığımı öğrendim ve üzerime zimmetlenen eşyaları şirketinize teslim ettim.
  4. Neden işten çıkarıldığımı sorduğumda ise Bornova şube müdürü Ümit Bey’in bana söylediği tek şey bunun “yönetim kurulu kararı ” olduğu, ülkemizde salgın sebebiyle ekonomik bir sıkıntı olduğunu ve şirketin ekonomik daralma nedeniyle de böyle bir karar aldığı yönündeydi.

Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki şuanda bu yazıyı size yazmamın sebebi kesinlikle neden beni işten çıkarttınız diye sormak değildir. Bunu uygularken uygulanan yönteme açık bir eleştirimdir ve kurumunuzun genel olarak duruşuyla bu durumun kesinlikle birbiriyle uyuşmamasıdır.

Şimdi size sormak istiyorum:

  1. İşe yeni başlayan bir birey olarak 16 mart tarihinden itibaren #evdekal çağrılarınıza rağmen müşterileri arayıp şubelerinize davet etmek şeklinde bana verilen görevleri eksiksiz yerine getirmiş biri olarak beni işten çıkarmanız şöyle bir dönemde hak mıdır?
  2. Şirketinizin küçülme ya da ekonomik sebeplerini anlayışla karşılıyorum. Bu gerekçeyle ben ve işe yeni başlayan kişilerin en azından ücretsiz izne gönderilmesi gerekmez miydi?
  3. 10 Mart tarihinde salgının Türkiye’ye giriş yaptığı Sağlık Bakanımız tarafından açıklanmışken 16 Mart tarihinde bizleri eğitime başlatıp hem Konak şubesi müdürü Mehmet Bey hem Bornova şube müdürü Ümit Bey hem de bölge müdürünüz Emin Bey tarafından kendilerine işimizle alakalı bir sorun olup olmadığı sorulduğunda kendilerinden ” hiçbir sorun yok ” cümlesini duymamız ne kadar doğru?
  4. Salgın durumuna rağmen performans ya da salgın gibi gerekçelerle işten çıkarılmam ne kadar doğru?
  5. Madem ekonomik gerekçeleriniz var hepimizin işe başlaması zaten salgın Türkiye’ye girmişken bir kaç ay ötelenemez miydi ?
  6. Devletimizin bugünlerde 3 ay süreyle işten çıkarılmanın yasaklanmasını görüştüğü bu günlerde alelacele beni ve iş arkadaşlarımızı ve diğer şubelerinizde de işten çıkarılmanın uygulaması ne kadar doğru ?
  7. Şuanda sizin yüzünüzden şu dönemde ekmeğimden olmam ve performans sebebiyle en ufak bir eleştiriye maruz kalmayan hatta bir çok övgüyü müdürlerinizden duymuş biri olarak şuanda şu yaptığınız kul hakkına girmez mi ?
  8. İnsanları islami usüllerle ve dinimizde en büyük günah olan faize bulaştırmadan ev sahibi yapan bir firma dinimizde en büyük günah olan KUL HAKKI günahına bulaşmayı nasıl kabul eder?
  9. Eğer ekonomik gerekçelerle işten çıkarmalar olacaksa neden bu birer hafta arayla bize yapılmakta ? Gerçekten ekonomik gerekçeleriniz varsa bunun en azından Mart ayının sonu itibariyle toplu olarak yapılması gerekmez miydi ?
  10. Tüm bu yazdıklarımdan sonra şirketinizde bu kararı alan sizler ya da birileri vicdanları rahat yastığa başlarını koyabiliyorlar mı ?

Sonuç: Umarım bu yazdıklarımı okur ve dikkate alırsınız. Sizden şuanda yaşadığım mağduriyeti telafi etmenizi beklemiyor, sadece mantıklı bir açıklama ve sorularıma cevap istiyorum. Tekrar ediyorum. Sorun işten çıkarılmam değildir. Sorun burada uygulanan yöntemdir. ve sorduğum sorulardır. Her şirketin kendi politikasına saygılıyım ve hayatım boyunca da buna göre hareket ettim. Ancak burada kul hakkı yediğinizin lütfen farkında olun. Sizlere Allah’tan sağlık diliyor ve cevabınızı bekliyorum.

Share.

Comments are closed.