EVİD-SEN Genel Başkanı Gülhan Benli: “Ev işçiliği meslek olarak görülmeli, mesleğimize itibar bekliyoruz”

0

“Ev işçisiyiz, toz bezi değiliz” diyen kadınların sendikası Evid-Sen, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve meslek itibarlarının kazanımı için mücadele ediyor. Ev işçisi olan Genel Başkan Gülhan Benli ile sendikanın kuruluşundan bugüne geldiği süreci, çalışma alanlarını, taslak tip sözleşmesi konularını içeren bir röportaj gerçekleştirdik.

Ev İşçileri Dayanışma Sendikası (Evid-Sen) hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Ne zaman, nasıl ve hangi ihtiyaca binaen kuruldu?
Sendikalaşma çalışmalarımız 2009 yılında başladı. İlk olarak DİSK ile birlikte hareket etmek istedik ancak bürokratik engelleri aşamadığımızdan dernek girişimi olarak faaliyetler yürütmeye başladık. Genel olarak derneklerin bir hak arama örgütü olmadığı görüşünde birleşerek, tüm üye arkadaşlarımızla birlikte bağımsız sendika kurmaya karar verdik ve 15 Haziran 2011’de bakanlığa başvurumuzu gerçekleştirerek resmi olarak Evid-Sen’i kurduk.Kuruluşumuzun 1 ay sonrasında İstanbul Valiliği sendikamızın faaliyetlerinin durdurulması ve kapatılması talebiyle mahkemeye başvurup dava açtı.Biz de karşı dava açarak 4 yıl süren hukuk mücadelesinden sonra davayı kazanmış bulunuyoruz ve faaliyetlerimizi resmi olarak sürdürüyoruz. Neden bir “sendika”ya ihtiyaç duyuldu sorusuna yanıtımız: Çünkü anlatmakla bitiremeyeceğimiz bir dünya sorunumuz var… Biz ev işçileri güvencesiz/taşeron çalıştığımız iş yerlerinde-evlerde tacize, tecavüze maruz kalıyor; mobbing, şiddet görüyoruz. Evlerde cam silerken düşüp hayatını kaybedenlerin olması, temizlik yaparken, ampul silerken elektrik çarpılması, zararlı kimyasallarla temizlik yapmak zorun kalınması gibi can güvenliğimizi de riske atan kötü koşullarda çalışmaya zorlanmamız; alanın tamamen güvencesiz olması ve hiçbir sendikal örgütlenme ve faaliyetin olmaması bizi sendika kurma fikrine yöneltti.

Devletle 4 yıl süren hukuk savaşınız sendika faaliyetlerinize nasıl yansıdı, bir duraksama ya da gerileme söz konusu oldu mu?
Sendikamız kurulduğu dönemde müthiş bir talep söz konusuydu. Farklı şehirlerden insanlar bize ulaşıp temsilcilikler açılması talebinde bulunuyorlardı ve insan kaynağı açısından yetişemediğimiz bir yoğunluktaydı bu talepler. Dava, bizim faaliyetlerimizi durdurmaya ve örgütlenmemizi kırmaya yönelik ciddi bir saldırıydı. Faaliyetlerimizin dondurulması ve dava işleriyle uğraşmak zorunda kalmamız sendikal örgütlenmenin önünde engel oldu ve ister istemez çalışmalarımızı sekteye uğrattı. Ama biz haklı mücadelemizi verdik ve hukuki olarak kazandık.

Günümüzde işçilerin yoğun olarak birlikte çalıştığı fabrikalarda dahi sendikal örgütlenme çok zorken, ev işçilerinin mesleğinin doğası gereği birbirinden farklı iş yerinde parçalı çalışması; sizin örgütlenmenizi nasıl mümkün kılıyor?
Biz işçiler olarak günlerce, aylarca, yıllarca konuşup, tartışıp bu ‘iş’in üstesinden nasıl geliriz, ne yaparızı konuştuk, konuşmaya da devam ediyoruz, kafa yoruyoruz. Örgütlenmemiz; biz işçi arkadaşlarla çalışma alanlarında, sitelerde, girişlerde-çıkışlarda, parklarda, servislerde, otobüs duraklarında karşılaştığımızda konuşarak, fikir alışverişi yaparak ve sorunların çözümünde ortaklaşılması için üyeliğe davet edilerek mümkün oluyor. Bunların haricinde bir haritalama sistemimiz de var; ev emekçilerin yoğunlukla çalıştıkları bölgeleri tespit edip mahalle mahalle çalışmalar yürütüyoruz. Çok sık olarak yan yana gelemiyoruz, telefonla arayarak ya da whatsupp üzerinden gruplar kurarak, yazarak birbirimize ulaşmaya çalışıyoruz. Gündelikçiler ayrı, hasta bakıcılar ayrı, dadılar ayrı vd. ayrı ayrı olmak üzere gruplar oluşturuyoruz, sorunlarımızı nasıl çözebilirize dair konuşmalar yapıyoruz ve kararlar alıyoruz.

Ev içi ücretsiz emek üreten kadınlar sendikanıza üye olabiliyor mu ya da bu konuda çalışmalarınız var mı?
Biz yola çıkarken örgütlenme yapacağımız hedef kitlemizi 3 kategoriye ayırdık: ücretli ev işçileri, ücretsiz ev işçileri, ev eksenli ev işçileri diye.Ev eksenli ev işçileri, kendi evlerinde parça başı çalışan ya da kendi ürettiklerini satarak bir gelir elde eden işçiler kategorisinde. Ücretsiz ev işçileri, ev içerisinde görünmeyen emek üreten, 7/24 çalışan ya da çalışabilecek olan, çocuk ve yaşlı bakımını ‘üstlenen’, yemek, temizlik gibi işlere koşan ama olumsuz bir şey olduğunda bir kedi gibi sokağa atılan, hiçbir güvencesi; sigortası, emekliliği olmayan kişilerdir ve maalesef işçi olarak dahi sayılmamaktadır. Kurulduğumuz ilk günden bu yana savunduğumuz şey ücretsiz ev işçilerinin emeklerinin karşılığını almaları ve haklarını kazanmalarıdır. Ancak şuana kadar temas ettiğimiz kadınlarda bu yönde bir talep oluşmadı. Bu sebeple bulunduğumuz aşamada yoğunlukla ücretli ev işçilerinin örgütlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz.

Sendikanıza üye olan ev işçileri sadece kadınlardan mı oluşuyor yoksa farklı cinsiyet ve toplumsal cinsiyetten üyeleriniz de var mı?
Sendika üyelerimizin tümü kadın değil, farklı cinsiyetten insanlar da var. Kişinin Lezbiyen, Biseksüel, Trans olması bizi ilgilendirmiyor, bizi ilgilendiren kişinin işçi olmasıdır. Genel Kurul’a gitmeden önce yapacağımız Tüzük Kurultay’ında ev işçisi olan LGBTI’lerle ilgili gündem maddemiz var. Kurultay’da toplumsal cinsiyetlere yaklaşımımız konusunda görüşme yapacağız. Ev işçilerinin yüzde sekseninin kadın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz bu yüzden sendika üyelerimizin çoğunluğu da kadınlardan oluşuyor.

Göçmen ev işçilerinin örgütlenmesi ile ilgili çalışmanız var mı?
Sendikamıza üye göçmen ev işçisi arkadaşlarımız var. Yerli yabancı ayrımıyla bizi bize kırdırmaya çalışan devlete, işverene karşı biz birlikte hareket etmeyi savunuyoruz. Göçmen alanı çok özel bir alan ve üzerinde önemle durulması gerekiyor. Bizler de göçmen arkadaşlarımızla birlikte sorunlarımızın çözümü için sürekli fikir alışverişi yapıyoruz. Türkiye’de hem göçmen hem işçi hem kadın olmak kolay şey değil. Yerli işçilerden iki misli zor şeyler yaşıyorlar, çifte sömürüye maruz kalıyorlar.

Sendikanız Çalışma Bakanlığı’na sunulmak üzere Yönetmelik Taslağı hazırlamış, taslak hakkında bilgi alabilirmiyiz?
Evid-Sen Tip Sözleşme Taslağı ‘nı okumak isterseniz tamamını paylaşabiliriz. Bakanlığa taslakla ilgili görüşme talebimizi ilettik ama maalesef henüz bir dönüş alamadık. Başbakanlık İnsan Hakları Komisyonu’na başvurduk ve başkan yardımcısıyla görüşmek için randevu almaya çalışıyoruz. Ev işçilerinin yaşam ve çalışma koşulları açısından insan hakları ihlali söz konusu. Hem yatılı hem gündüzlü hem de gündelik çalışanlar açısından da aynı durum geçerli. Bir çocuk bakıcısı tazminat hakkını alabiliyorken temizlik işçisi hakkını alamıyor. On günün altında ve on günün üstünde diye çalışma şekli işveren açısından emek sömürüsünü kolaylaştırıyor. Bir hakkaniyetsizlik söz konusu. İş standardının oluşturulması ve mesleğimize saygı duyulması gerekli.

Son olarak ne söylemek istersiniz? 
Bahsettiğimiz gibi birçok sorunumuz ve talebimiz var. Bugün en temel taleplerimizden biri geriye dönük emekliliğimizin sağlanabilmesi için zaman aşımının ortadan kalkması ve dava açabilmemizin önünün açılması. Ev işçiliği meslek olarak görülmeli ve işten kaynaklı hastalıklarımız meslek hastalığı olarak kabul edilmeli. Güvenceli ve güvenli çalışma koşulları oluşturulmalı. Taleplerimizin, haklarımızın kazanımı da örgütlenmekten geçiyor.

Share.

Comments are closed.