Ertelenmeyen Arzular ve Hayat – Demir Işık Dahi

0

Korku içinde adımladı merdivenleri. Elektirik düğmesini ararken karanlıkta elleri titriyordu.
Apartmanın ara kat lambalarının verdiği aydınlık bir nebze olsun rahatlattı içini. Usulca açtı kapıyı. Dairesi her zamanki gibiydi. Temiz ve düzenli. “Daha gelmemişler” diye geçirdi içinden. Ama eninde sonunda geleceklerdi. Çalışma masasının çekmecesinden pasaportunu çıkardı. Kütüphanedeki zulasında bulunan bütün nakit parayı ceplerine doldurdu. Birkaç gün saklanıp yurtdışına çıkması gerektiğini geçirdi içinden. Hızlıca dairesinden çıkarken merdiven boşluğunun zifiri karanlığı yine o korku dalgasını saldı içine. Duvardaki otomatı ararken elleri titriyordu. Birkaç saat önce olanlar, film şeridi gibi geçti hızlıca aklından.

Her zamanki gibi parkın içinden geçip evine gidiyordu. Sonbahar rüzgarının savurduğu kuru yapraklar bütün yolu kaplamıştı. Arkasından gelen çıtırtılar irkilmesine yol açtı. İstemsizce başını çevirdi arkaya. Kırmızı bisikletiyle genç bir kız arkasından gelmekteydi. Sevimli bir yüz, minyon bir beden. Güven duygusu saçıyordu etrafa bu görüntüsüyle kız. Tam önünü döneceği sırada kızın elindeki yassı tabancayı gördü. Düşünmeden attı kendini yere, sağa doğru yuvarlanırken tabancasını çekip tek el ateş etti. Tam isabet. Bisiklet bir yana kız diğer yana savrulmuş kıpırtısız yatıyordu. Ağır ağır doğruldu yerden. Dikkatlice kızın yanına yaklaştı. Alnın ortasında küçük bir kurşun deliği vardı kızın. Yeşil bir sıvı bütün kaldırımı kaplamıştı. İmha ettiğine karar verdi. Koşarak uzaklaştı oradan. Peşindelerdi.

Motel odasının tavanına gözlerini dikmiş bakarken kaskatı yatıyordu yatakta. Aklından güvendiği arkadaşlarını geçiriyordu. Tek tek eledi hepsini. Kimseye güvenemezdi. Kapının kırılma sesini duymasıyla üç androidin üstüne çullanmaları bir oldu. Enselenmişti. Direnmedi. Gözleri bağlanırken olacakları adı gibi biliyordu. Derin bir nefes aldı. Yine o karanlık, dedi kendi kendine. Boynuna vurulan iğnenin acısını tam olarak hissedemeden bayılmıştı.

Ayıldığında vücudunun hiç bir yerini oynatamadığını farketti. O sözleşmeyi imzalamamalıydı. Yapacak bir şey yoktu artık. Borcunun karşılığında organlarını alacaklardı. Bu bir anlaşmaydı ve kendi isteğiyle imzalamıştı o sözleşmeyi. Şimdi o uzun kaçışının sonunda, hayatının son anlarında; keşke o tatile çıkmasaydım diye düşünürken, böylesi bir tuzağa bile bile düştüğü için pişmandı.Vücudunu uyuşturduklarına sevinerek gülümsedi. Organlarını tek tek çıkartırlarken, hiç olmazsa taksit imkanı verdiler, diye düşünerek kahkalar atmaya başladı. Organları taksit taksit sökülürken son buldu hayatı.

“Siberbank! Siz isteyin biz gerçekleştirelim. Hayalleriniz bir imza kadar yakın!”
Bankanın yeni reklamı gökyüzünde belirirken, genç çift balayı hayallerini gerçekleştirecekleri için mutlulardı.
– O alttaki küçük yazıları da okusamıydık, ne dersin?
– Aşkım, boşver şimdi bunları, 12 taksitle; uygun faizlerle geri ödeyeceğiz işte krediyi. Sen şimdi bunları bırak da nerede geçirelim balayını onu düşün bakalım.

Gökyüzündeki reklam metni yavaş yavaş kaybolurken birbirlerine sıkıca sarıldılar. Gelecek onlarındı.

Share.

Comments are closed.