Dev Turizm-İş üyesi Salih Karakoç: Bu mücadele ne kongreyle ne de tek bir adamla sınırlıdır

0

Dev Turizm-İş’te Genel Başkan’ın kişisel çıkarları için sendikaya verdiği zararları ve 25 Kasım’da gerçekleştirilen ‘Marmara Bölge Şubesi 1. Olağan Kongresi’nde yaşananları Marmara Bölge Şube Başkan adayı işçi Salih Karakoç ile konuştuk.

Genel duruma bakarsak Dev Turizm-İş’te ‘tek adam’ ve ‘tasfiyecilik’ dönemi yaşanıyor. Eş başkanın sendika binasına alınmadığı, şişirme üyelerle kendi delegelerini yarattğı, işçiye yönetimden el çektirildiği hatta kadına şiddetin gündeme geldiği bir sendikayla karşı karşıyayız.

Uzun süredir sendikada bir tartışma yaşanıyor. ‘Tek adam zihniyeti’ sürüyor. İşçilerden habersiz delege seçimi yapılırken bir kadın işçi, “Benim neden haberim yok?” dedikten sonra genel merkezde saldırıya uğradı. Kadına şiddete varan bir süreçteyiz.

Başkanlığında sizin olduğunuz İstanbul Şube Yönetim Kurulu en son yapılacak kongre kararını aldıktan hemen sonra görevden alındı. ‘Münfesih’ duruma düştüğünüz iddia edildi. Buna da sizin işkolunuzun değiştiği ve diğer üç üyenin istifa etmesi sebep gösterildi. Ancak sonradan gördük ki adeta atanan yönetimin başkanı, bu istifa üyelerden biri oldu. Bu süreçle ilgili neler anlatabilirsiniz bize?

Bizim bu arkadaşlarla tartışmamız, yönetim kurulu olarak yasal 6 aylık süremizi doldurmamızla başladı. Kongremizi yapmak ve yönetime işçinin iradesini yansıtmak istiyoruz, dedik. Çünkü biz, işçi tabanından geldik. İlkelerimize göre, yönetimde yer alacak kişilerin, mutlaka bir işyerinden gelmesi, orada çalışması ve orayı örgütlerken risk alıyor olması gerekmektedir. Ben Kasdaş’ı örgütlerken işten çıkarıldım. Toplu sözleşme yapıldı ve tekrar işe alındım. İstanbul’da sendikayı örgütlemeye başlarken de bizim ilkemiz buydu. 2-3 yıllık emeğimizle  sendikayı, 55 üyeyle başlayıp yaklaşık 750 üyeye çıkarmıştık. Özellikle genel başkan, kendi koltuğunu sağlamlaştırmak için emeğimizi hiçe saydı. Mevcut şube başkanı ise önceki yönetim kurulundayken istifa etmişti, şu an tekrar başkan olarak atandı. Bu kişi de çalıştığı iş yerinde sadece kendisi sendika üyesidir. Diğer yönetim kurulu üyelerinden bir diğeri ise işsizdir. Genel başkanın dayatmalarıyla yönetim kuruluna ‘atanmıştır’.

‘Marmara Bölgesi Şube Kongresi’ yapıldıktan sonra yayımladığınız bildiride vermiş olduğunuz verilere göre delegelerin sayısı adaletsiz bir biçimde belirlenmiş. Yönetim Kurulu üyelerinin birçoğu da daha önce sendikal faaliyette bulunmamış kişilerden oluşuyor.

Delege seçimlerinde çok büyük adaletsizlikler yapıldı. Örneğin; Kasdaş’ta  137 üye bulunurken, oraya 16 delege verdiler. 45 üyesi olan yere, 15 delege verdiler. 56 üyesi olan yere ise 7 delege verdiler. İşçi ile hareket eden, kendilerinin yanında yer almayan temsilciliklere böyle bir delege operasyonu gerçekleştirdiler. Örneğin, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yemekhanesinde delege seçimi bile yapılmadı. 24 kişiye imza attırılarak “siz delegesiniz” denildi. Bununla ilgili ayrıca hukuki süreci başlatmış bulunmaktayız. Böyle adil olmayan, hukuksuz bir sürecin ardından kongreyi kaybettik.

İstanbul’da Dev Turizm-İş’in toplu iş sözleşmesinin olduğu tek yer Kasdaş ve buraya yalnızca 16 delege verdiler. Bunun sebebi de ‘tek adam zihniyetinin’ sonucudur. ‘Ben ne dersem o olsun’, ‘Benim dışımda kimse bir şey söyleyemez’, ‘kadın/erkek, kimseyi tanımam’ düşünceleri başından beri sürdü ve bunları kabul etmedik, bunlara karşı çıktık ve buraya kadar geldik.

Sizin de söylediğiniz gibi yönetim kurulundaki üyelerin ve seçilen delegelerin birçoğu daha önce sendikal faaliyette bulunmamış kişiler. Buna karşılık DİSK’in tutumu nedir?

Bana göre, DİSK tarihindeki en kötü şekliyle yönetiliyor. İşçilere sorduğunuzda da bu böyle. DİSK yönetiminin artık işçi tabanında bir karşılığı yok. Başka sendikalarda da bize yapılan delege operasyonlarıyla yönetim durma noktasına geliyor. Düşünsenize, sendikada kadına şiddet uygulanıyor ve genel sekreter bir kadınken, durum bir açıklamayla geçiştiriliyor. DİSK’in bütün sendikalarında benzer sorunlar yaşanıyor. Yıllardır, bir konfederasyon olarak onlardan yardım bekliyoruz, işçi sınıfının durumdan olabildiğince az etkilenmesini istediğimizi belirtiyoruz. Ama sürekli “biz iç işlere karışmayız, kendi organlarınızla çözün.” diyorlar. Fakat şu an organlarımız çalışmıyor bile. Mesela disiplin kurulumuzdan birisi karara şerh koymak istediğinde engel oldular. Bunun için notere gitmek zorunda kaldı. Bütün bunlar Dev Turizm-İş’te, Güvenlik-Sen’de, diğer sendikalarda yaşanırken DİSK sadece izliyor. Ne yazık ki, işçi sınıfı mücadelesi, böyle anti-demokratik uygulamalarla, anti-demokratik kongrelerle katlediliyor.

‘Marmara Bölgesi Şube Kongresi’nden sonraki süreç nedir?

Önümüzdeki günlerde Kasdaş’ın toplu sözleşme görüşmeleri var. İşçilerin en büyük kaygısı bu. Büyük oranda bir başarısızlık bekliyorlar. Çünkü masaya oturacak kişiler, hayatı boyunca hiç sendika örgütlemesi yapmamış, yalnızca işyerlerinin tek üyesi olmuş kişilerdir. Bu sebeple işçilerin talepleri ve kaygıları nelerdir bilmedikleri için işçiler endişe duymaktadırlar.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu mücadele ne kongreyle ne de tek bir adamla sınırlıdır. İşçilerle sürekli görüşüyoruz. Ortak bir akılla hareket edeceğiz, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Adaletin ayağı topaldır. Er ya da geç gelir. Mücadele devamlıdır. Burada bir mağlubiyet yoktur. Daima işçilerle beraber, doğrudan ve haklıdan yana olduğumuz müddetçe kazanacağımıza inanıyorum. İşçiler sendika yönetimini sonunda alacaklardır.

Share.

Comments are closed.