Çeviri | Meksika’yı boykot etmek Kanadalı otomobil işçilerinin yararına olmayacak – Gerard Di Trolio/Doug Nesbitt

0

Kanadalı otomobil işçileri sendikası yakın zamanda Meksika’da üretilen GM arabalarını boykot edeceklerini duyurdu. Bu Sağın ırkçılığına ve yabancı düşmanlığına yağ sürecek yararsız bir stratejidir.

Kuzey Amerika’da imalat işçilerini temsil eden diğer sendikalar gibi, Kanada’nın en büyük özel sektör sendikası olan Unifor da otomobil fabrikalarında zor günlerden geçiyor. Ve General Motors’un Oshawa, Ontario’daki montaj tesislerini kapatması karşısında, Unifor kendisinden önceki diğer sendikaların yaptığı gibi, Kanada halkını şirketin Meksika’da üretilen araçlarını boykot etmeye çağırdı.
Bu boykot tarihi eskilere dayanan milliyetçi bir strateji. Sadece işleri yabancıların aldığını söyleyen düşünceyle yabancı düşmanlığını ve ırkçılığını alevlendirecek bir strateji. Kanadalı otomobil işçilerinin reddetmesi gereken bir strateji. Kuzey Amerika otomobil endüstrisi NAFTA’yla ve şimdi USMCA ile eklemlenmiş olduğundan, milliyetçilik fabrika kapatma krizini çözmeyeceği gibi otomobil işçilerine daha iyi bir gelecek de sunmayacaktır.

Unifor Kanada’da Üç Büyük otomobil üreticisinin tesislerinde ve yedek parça fabrikalarında çalışan işçileri temsil ediyor. Geçen ay sendika, Super Bowl [Amerikan futbolu şampiyonası] turnuvasının Kanada televizyonlarında yayınlandığı günlerde bir reklam verdi. Reklamın hedefinde GM’nin Oshawa, Ontario’daki fabrikasını kapatma ve devletin kurtarma paketleriyle sunduğu milyarlarca parayı kabul ettikten sonra üretimini Meksika’ya kaydırma kararı vardı.

Açık açık Meksika’da üretilen GM arabalarını boykot etme çağrısında bulunmasa da, reklamın güçlü bir milliyetçi tonu var. Kanada’daki hayattan kareler ekranlardan geçerken, anlatıcı ses şirketin kurtarılmasını sağlayan sözde cömert Kanada ruhunu, şirketin üretimini Meksika’ya taşıma kararıyla yan yana getirmekte ve bunu “şimdi bize satmak istedikleri araçlar kadar Kanadalılıktan uzak bir hamle” olarak tanımlamakta. Ekranda Meksika sınırıyla rüzgarda dalgalanan büyük bir Meksika bayrağı geçiyor.
Bu strateji epey ilgi çekmiş durumda. Bol bol reklamı yapılmış bir etkinlikle Sting, Toronto’da oynanan The Last Ship [Son Gemi] adlı müzikalini, kapanan fabrikanın çalışanları ve aileleri için Oshawa’nın 64 km doğusuna taşıdı. Kuzey İngiltere Wallsend’te kapanan tersaneleri konu almış The Last Ship ile Oshawa’daki otomobil işçilerinin durumu arasındaki benzerlik gözden kaçmadı. Medyanın yoğun ilgisini çekti ve Unifor bunu boykotun desteklenmesine dönük büyük bir Halkla İlişkiler darbesi olarak kullandı.
Kanada’nın sosyal demokrat işçi partisi Yeni Demokratik Parti (NDP), Kanada hükümetinin ülke içinde üretilmeyen tüm GM arabalarını boykot etme ve Kanada’da üretilen araçları alma stratejisine destek çıktı. Gerek Ontario’da gerekse ülke genelinde en büyük kamu sendikalarından biri olan Ontario Kamu Hizmetleri Çalışanları Sendikası da aynı UAW önderliği gibi boykottan yana tavır aldı.

Ancak bu strateji yenilmeye mahkumdur. Dar görüşlü ekonomik milliyetçiliğin tuzaklarını kenara atsak bile işe yaramayacaktır. GM geçtiğimiz yıl 9.6 milyonun üzerinde araç sattı ve bunların sadece 288,000’i Kanada’da satıldı. GM’nin küresel satışları içinde sadece %3’lük bir bölümü tekabül ediyor.
Sendikanın GM karşısında kullanacağı en iyi baskı, tek tek tüketicilerin zayıf etki gücü değil, işçilerin GM’nin üretimiyle karlılığını durdurma gücüdür. Flint ve Oshawa’daki GM işçileri 1936-37 yıllarında sendikanın tanınmasını bu şekilde sağlamışlardır ve o günden bu yana şirket karşısında işçilerin en iyi silahı bu olmuştur.

Daha geçen yıl Koreli otomobil işçileri, GM’nin Kore’deki operasyonlarını durdurma tehditleri karşısında, toplu greve gitme tehdidinde bulunarak, işyerlerinde yasa dışı eylemler yaparak, ofisleri işgal ederek, hatta GM Kore CEO’sunun ofisini dağıtarak önemli tavizler kopardılar. Bu eylem tarzını benimsemek, Unifor üyeleri için daha iyi sonuçlar üretebilir.
Maalesef sendika bu çizgide yol almıyor. Boykot çabaları sadece Unifor’un stratejilerindeki eski çelişkileri değil, Kanada emek hareketinde milliyetçiliğin çelişkilerini de gözler önüne sermektedir.

Unifor ve Milliyetçilik
Unifor 2013’te Kanada Otomobil İşçileri (CAW) ve İletişim, Enerji ve Ofis Çalışanları Sendikası’nın (CEP) birleşmesi sonucunda ortaya çıktı. CAW eskiden UAW’ın [Birleşik Otomobil İşçileri Sendikası] Kanada şubesiydi. Flint’teki meşhur oturma grevinin hemen sonrasında, GM Oshawa 1937’de sekiz saatlik iş günü, yüksek ücret, daha iyi çalışma koşulları, kıdem sistemi ve UAW’ın tanınmasını talep eden bir greve gitti. İki hafta sonra sendika tanındı ve UAW’ın Kanada’da yapacağı atılımların başlangıç noktası oldu. Üzerinden henüz on yıl geçmeden yani 1945’te Windsor, Ontario’daki Ford fabrikasının greve giden UAW üyeleri, Yüksek Mahkeme’nin Kanada çalışma kanunlarında değişikliğe gidip işyerlerinde sadece sendikalı işçilerin çalışmasını şart koşan maddeyi ekletmesini sağladı.

Savaş sonrası oluşan konsensüs bozulunca, UAW ve Kanada’daki şubesi arasındaki ilişkiler de koptu. 1965’te ABD ile Kanada’nın Otomobil Paktı’nı imzaladığı günden bu yana, Kanada ve ABD’deki otomobil endüstrisi pratik açıdan birbiriyle eklemlenmiş halde olsa da, 1970’lerin sonunda yaşanan ekonomik kriz, iki ülkenin UAW önderliği ve üyeleri arasında anlaşmazlıkların çıkmasına sebep oldu. Kanadalılar ödün vermemeye çalışırken, ABD’deki sendika liderleri bu ödünleri vermeye ve bunları sınırlarının ötesine dayatmaya hazırdılar.

UAW’nin Kanada’daki kolu tavizkar pazarlıklara direnmede hem yaratıcı hem militan niteliklere sahip bir önderliğe ve üye kitlesine sahip olsa da, nesnel faktörler de onlardan yanaydı. Kanada’daki otomobil fabrikaları daha yeniydi ve ABD’deki fabrikalar kadar etkindiler. Ayrıca döviz kurundan ve Kanada’daki kamu sağlığı hizmetlerinden ötürü, otomobil sektöründe iki Amerikalı işçinin maliyetiyle üç Kanadalı işçi çalıştırılabiliyordu.

Kanada’da hiç taviz vermemiş 1984 tarihli GM grevinden sonra, ABD’deki UAW önderliği Kanada’daki üyeler arasında hiçbir tabanlarının olmadığını görerek Kanada’daki şubesiyle bağlarını görece barışçıl bir şekilde koparmayı kabul etti. 1985’te CAW’ın kurulması, uluslararası sendikalara bağlı bir dizi Kanada şubesinin ABD merkezli liderliklerden ayrılmalarına ve CAW’ın 1970’lerde dünyayı kasıp kavurmuş emek isyanları sırasında kurulan birçok benzer yapıyı bünyesinde toplamasına yol açtı. Genel olarak, Kanada’da varlığını sürdürmeyi başarmış uluslararası sendikalar ülkedeki şubelerine daha fazla özerklik tanıdılar.

CAW kendisini toplumsal hareket sendikacılığına adamış, görece militan bir sendika olarak kuruldu. Uluslararası sendikadan ayrılmalarına rağmen, Sam Gindin CAW’ın kopuştan sonra görünüm itibariyle çok daha enternasyonal bir çizgiye kavuştuğunu belirtmişti. 1990’lara doğru CAW muhafazakar, özel sektörde örgütlenmiş ve çoğu uluslararası sendikaların temsilcilerinden oluşan yapılardan kopup, Ontario NDP’nin ani kemer sıkma politikalarına direnmek için kendisini kamu sektörüyle aynı eksene taşımaya hazırdı.
Ancak neoliberalizm Kanada’ya ABD’den sonra tam gücüyle darbesini indirdi ve CAW’ın militanlığında çatlaklar oluşmaya başladı. 1990’ların başlarında sendika, Torileri iktidardan almak için stratejik oy kullanma çağrısında bulunarak, Ontario’daki NDP’yle bağını koparmıştı. 2000’lerin başında bu “Muhafazakar olmasın da kim olursa olsun” stratejisi Kanada’nın geneline yayıldı. CAW 2000’lerin başlarında temel meslek gruplarının dışında kalan üyeleri örgütlemeye çalışarak (ki emek hareketi içinde bu kesinlikle olmayacak bir şeydir) büyük bir savaşa girişti. Bu da onun bir süreliğine Kanada Emek Kongresi’nden atılmasına sebep oldu.

Politik alanda sorgulanmaya açık faaliyetlerin içe dönmesi çok uzun zaman almadı. Otomotiv sektörünün sendikasız yedek parça devi Magna’yla yapılan yaptırım gücü sıfır tarafsızlık anlaşması 2005’te imzalandı ve şirketi örgütlemede tamamen işe yaramaz bir metin olduğu görüldü. 2000’lerdeki durgunlukla montaj ve yedek parça fabrikaları ardı ardına kapanırken, sendikaların olmadığı Toyota ve Honda’daki örgütlenme çabaları da yenilgiye uğramaktaydı.

Büyük Durgunluk sırasında Unifor GM’yi kurtarmak için nihayet ödün vermeye teslim oldu. Kanada’daki Büyük Üçlüyle yaptığı son toplu pazarlık son derece ihtilaflıydı çünkü yeni işe alınanların azami ücret almadan önce “yetişme” döneminde daha uzun süre kalmalarına yol açmış fiili bir iki katmanlı ücret sistemini kabul etti. Kararın oylanmasında verilen evet oyları tarihin en düşük seviyesine gerilemiş haldeydi. Dahası Ford Oakville montaj fabrikasındaki işçiler sözleşmeyi düpedüz reddetmişlerdi.
Sadece yirmi yıl içinde, CAW ve halefi Unifor UAW’ın tavizkar pazarlıklarını reddeder bir konumdan çıkıp tavizleri olağan hale getiren bir noktaya geldi.

Otomotiv genelinde sendika yoğunluğunun ve gücünün azalmasıyla, Unifor ilgisini diğer sendikaların hali hazırda örgütlü üyelerine yöneltti. 2017 başlarında, Toronto’da Kuzey Amerika’nın en büyük ikinci transit işçi grubunun olduğu ATU Local 113’te baştan savma ve başarısız bir örgütlenme kampanyası başlattı. Sonraki sene Unifor, Toronto’da UNITE HERE [Burada Birleş] hareketinin 75. Yerel Şubesindeki otel işçilerini örgütleme meselesinden kopan bir tartışma nedeniyle Kanada Emek Kongresi’nden çekildi. Unifor UNITE HERE’in örgütlendiği otellerden sadece küçük bir kısmını ele geçirmeyi başardı.
Unifor’un hücumları Kanada emek hareketi içinde büyük gerilimlere ve hoşnutsuzluklara yol açtı. Ülke genelinde, Kongre’ye yakın işçi konseylerine Unifor üyelerini yürütmeci konumlardan ve temsil heyetlerinden çıkarma talimatı verildi. Diğer yanda Kanada Emek Kongresi başkanı ve Unifor üyesi Hassan Yussuf, federal devlet işçileri sendikası PSAC’ın üyeliğine geçerek görevini sürdürebildi.

Boykot Sadece Irkçı Sağın Yararına Olur

Boykot Kanadalı ırkçılara verilmiş devasa bir ödül. Meksika’yı hedefine alarak boykot, Kanada’nın sahte “sarı yelekli” göçmen karşıtı kampanyasını örgütleyen faşistlerden, Scheer Torilerine ve başını eski Tory Maxime Bernier’in çektiği yeni Halk Partisi’nden her tür yobazın ekmeğine yağ sürmekte. Bu grupların hepsi, göçmenlere ve yabancı işçilere karşı ırkçılığı körükleyerek Trump’ın izini takip etmekte. Bu strateji işçilerin dikkatini dağıtıp şu gerçeği görmemelerine yol açıyor: Sağcıların ekonomik gündemi çalışan çoğunluğa hiçbir şey sunmamaktadır. Bu gündem kesinlikle hiçbir iş sunmamakta, örgütlü sendikalara hiçbir hak tanımamakta, iklim değişikliğine hiçbir çözüm getirmemektedir. Tepede zenginlerin ve muktedirlerin olduğu, insanların birbirini kıydığı bir savaştan ibarettir.
Unifor’un önderliği boykot kampanyasını diğer taktiklerin üzerine çıkardı. Ayrıca içlerinde yedek parça üreten tesislerin de olduğu düzinelerce fabrikada greve gitmiş binlerce Meksikalı işçiye destek vermede de geç kaldı. Sendika liderleri, şirketin uluslararası arenada dibe yarış stratejisiyle mücadele etme amacıyla, Meksika işçileri için yürüyüş düzenleme, uluslararası düzeyde toplu pazarlıklar örgütleme veya başka faaliyetlere girme gibi uluslararası kampanyalar düzenlemekle de hiç ilgilenmemişlerdir. Unifor şu anda diğer ülkelerin otomobil işçilerine darbe indiren bir çizgide hareket ediyor. Bu hareketiyle tek yaptığı General Motors’un, Meksikalı, Amerikalı ve Kanadalı otomotiv işçilerini birbirine düşürmesine izin vermek.

“Amerikan Malı Al”: Bir Başka Milliyetçi Yanılgı

Otomotiv sendikaları bu tür kampanyalara hiç yabancı değiller. UAW öğretici bir örnek. 1970’lerde işverenler yeni ekonomik krizle kızışan küresel rekabetin ortasında, sendikalar karşı saldırgan hamleler geliştirdiğinde “Amerikan malı alın” kampanyalarına öncülük etmişlerdi.
Bu tür kampanyalar sadece başarısız olmakla kalmamıştır. Her zaman içlerinde ırkçı bir yan olmuştur. 1980’lerde Amerikalı işçilerin Japon arabalarına zarar verdiği bir dolu örnek olay yaşanmıştı. En uç örneğiyse, bir otomotiv fabrikasında müfettişlik yapan biriyle çıkarılmış bir işçinin, Çin asıllı Amerikan vatandaşı Vincent Chin’i Japon zannettikleri için öldürmeleriydi.
Başkan Trump’ın çağında ve dünya genelinde sağın yeniden dirildiği şu günlerde, işlerin bu uç noktalara varmayacağından emin olmalıyız. Kanada’da yapılacak boykot GM’nin bilançosuna çok etki etmeyecektir. Aksine işçilerin gerici, ırkçı sağı benimsemesine zemin hazırlayabilir.
Bu tepki, NAFTA’nin yeniden pazarlıklarının yapıldığı ve ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın (USMCA) imzalanmasıyla sonuçlanan süreçte Unifor’un benimsediği stratejiyle karşılaştırılarak incelenmelidir. USMCA görüşmelerinde, Unifor genel olarak anakaracı ve enternasyonel bir tutum takınmıştı. Meksikalı ve Amerikan sendikalarıyla yakından çalışmış ve Meksika’daki emek hakları meselelerine, özellikle de PRI’nin (o dönemde Meksika’nın başındaki yolsuzlaşmış parti) patronaj aygıtlarına dönüşmüş olup üyeleri üzerinde pek denetimi kalmamış yoz sendikalara vurgu yapmıştı.
Unifor bu enternasyonel stratejileri yeniden benimseyebilir, Green New Deal gibi cesur fikirleri yeniden savunabilir.

 

Green New Deal

Kendi paylarına Oshawa’daki otomobil işçileri, şirketin kararlarını protesto etmek için şimdiden iş bırakma ve oturma eylemlerine gitmişlerdir. GM’nin Detroit’teki otomotiv işçileri ve onları destekleyenler fabrikalarının yönetimini devralma, onları çevreci üretim ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleme çağrısında bulunarak, Green New Deal yanlısı taleplerin etrafında örgütlenmektedirler. Otomobil İşçileri Kervanı [Autoworkers Caravan] adlı kampanyaları, dünyaya “Make the Green New Deal a Reality” [Green New Deal’i Gerçek Kılalım] adlı videolarıyla sesleniyorlar.
Bu talepler doğrudan veya dolaylı olarak yirmi dört bin kişilik bir istihdamın fabrikaya dayandığı Oshawa’da da karşılık bulmakta. Kooperatif mülkiyet ve fabrikanın yeni amaçlar doğrultusunda düzenlenmesi, Oshawa ve geniş Durham Bölgesi’nde yaşayan herkes için hayata tutunacak bir dal olacak, fabrika kapatmaları ve toplu iş kayıplarıyla baş edecek yeni emek stratejilerine önayak olacak, iklim değişikliği ve kapitalist mülkiyetin sorunlarına çözüm önerileri getirecektir.
Ancak koordine edilmiş grevler ve fabrika işgalleri gibi gerçek baskı unsurlarıyla hareket eden uluslararası (ve farklı şirketleri kapsayan) bir strateji, General Motors’a ciddi şekilde meydan okuyup, Oshawa ve dünyadaki işçilere gerçek bir gelecek sunabilir. Elbette takip etmesi zor bir stratejidir. Fakat Unifor’un Meksikalı otomotiv işçilerini şeytanlaştırma kampanyasının aksine, gezegeni ve Kanadalı otomotiv işçilerini kurtarabilecek bir stratejidir.

Çeviren:Akın Emre Olgun

Kaynak:Jacobin

Share.

Comments are closed.