BİRLEŞİK MÜCADELE SENDİKASI GİRİŞİMİ

0

Market, Mağaza ve Özel Eğitim Emekçileri Sendikası

10 No’lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolu, her türlü eğitim kurumunu, marketleri, mağaza ve ecza depolarını, ticaret işletmelerini, meslek odaları ve birliklerini, dernekleri, kooperatifleri, muhasebe büroları, avukatlık büroları gibi işyerlerini, bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerlerini, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçileri kapsayan işkoludur. Bu işkolu, söz konusu farklı niteliklerdeki işlerde çalışan 4 milyona yakın işçinin olduğu en büyük işkoludur. Bu işkolunda, tüm işkollarında karşılaşılan güvencesiz, esnek çalışma gibi sorunların yanı sıra kendine özgü pek çok sorun ve aynı zamanda mücadele başlığı yer almaktadır. Mevcut parçalı, güçsüz, örgütsüz yapısından kurtularak bütünlüklü, güçlü, örgütlü bir yapıya kavuşması için direngen bir işçi örgütlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. 

Bürokrasinin ve patronaj ilişkilerin sendikalarda hâkim konumlanışı oluşturduğu, sarı sendikacılığın tüm sendikal harekete yansıdığı bir dönemde, yönetim kadrosunun işkolunun bütününü kapsayacak temsiliyette olduğu ve yönetim kadrosundan üyesine herkesin bulunduğu işyerinde örgütlenmesini yapacağı, işçilerin bağımsız sendikasını kurma hedefindeyiz. Bu işkolunda sendikalı olarak çalışan işçilerin yakinen bileceği üzere halihazırda düzen içinde erimiş ve bir isimden ya da tabeladan ibaret olan sendikalara karşı emeğimizi, zamanımızı ve fikrimizi, komite, konsey, meclis anlayışıyla hareket edecek örgütsel yapıda buluşturmamız gerektiğine inanıyoruz. 

İçinde bulunduğumuz ekonomik ve siyasi koşullar nedeniyle dönemsel olarak işçi çalışması yapan, işçi sınıfını dilinden düşürmeyen ancak sınıfın hakikatiyle bağ kurmayan, işçileri düzen ve patron karşısında güçlendirmeyen yapı ve anlayışlarla aramıza derin bir set çekiyoruz. Onur, adalet, dayanışma, gibi savunduğumuz ilke ve değerlerle kardeşliğimizi büyütüyor ve aynı zamanda işgal, grev, direniş gibi fiili meşru yollarla 10 no’lu işkolunda mücadeleyi keskinleştiriyoruz. 

Çalıştığımız işyerlerinde büyük çoğunluğumuz esnek, güvencesiz, sağlıksız, tedbirsiz çalışmaya zorlanıyor fakat tüm bunlara itiraz edecek, patrona karşı haklarımızı hem hukuki hem de meşru yollarla arayacak örgütlülüğümüz olmadığı için sömürü bugünkü vahşet boyuttadır. Somut durumu en yakıcı olarak pandemi koşullarında yaşadık ve halen yaşıyoruz. Çalışan, üreten milyonlar olarak ücretsiz izne zorlandık, fazla mesailere maruz bırakıldık, güvencesiz koşullarda çalıştırıldık, sözde yasaklara rağmen işten atıldık.  

Hafta sonu sokağa çıkma yasakları varken herkes evindeyken bizler uydurma çalışma belgeleriyle marketlerde daha yoğun bir şekilde çalışmaya zorlandık. Virüs kapma korkusuyla ölümü ensemizde hissederek işe gittik ama kârlarını katlayanlar patronlar oldu. Biz aldığımız sefalet ücretiyle, borçla harçla hane geçindirmeye çalışırken onlar şatafatlı yaşamlarından tek bir şeyi eksiltmediler. Ama bu devran böyle sürüp gitmez!

Haklarımıza, geleceğimize, emeğimize sahip çıkıyoruz. Marketlerden, mağazalardan, özel okullardan, dernek ve bürolardan ayağa kalkıyoruz. Güvenceli iş, sağlıklı ve güvenlikli çalışma, insanca ücret, insanca yaşam için örgütleniyoruz. 10 No’lu işkolunda kuracağımız bağımsız sendika ile hem sarı-bürokrat sendikalara hem de patronlara karşı mücadele edeceğiz. Yanımızda olursan daha güçlü daha dirençli olacağız. 

Kurtuluş yok, tek başına! Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!

Share.

Comments are closed.