Beşiktaş Belediyesi Tüm Bel-Sen işyeri temsilcisi Zeynep Karaman: “Tüm Yerel-Sen CHP’li belediyelerde yöneticiler eliyle örgütleniyor”

0

Beşiktaş Belediyesi’nde gündeme gelen yetkili sendika Tüm Bel-Sen’in örgütlü mücadelesini kırmak için baskı, mobbing ve tehditle üyeleri sendikadan istifa ettirip yöneticilerin kendi güdümlerindeki Tüm Yerel-Sen’e üye yapma faaliyetleri kamuoyuna yansımıştı. Bunun üzerine Tüm Bel-Sen Hukuk Sekreteri Anıl Kaçar ile Tüm Yerel-Sen saldırısının genel çerçevesi üzerine bir söyleşi yaptık. Şimdi ise Beşiktaş Belediyesi’nde yaşananları öğrenmek için Beşiktaş Belediyesi çalışanı ve Tüm Bel-Sen işyeri temsilcisi Zeynep Karaman ile konuştuk.

Beşiktaş Belediyesi’nde Tüm Yerel-Sen operasyonunun ne şekilde gerçekleştiği ve yansımalarının neler olduğunu anlatabilir misiniz?

Aslında bu sorunun cevabı için Tüm Bel-Sen ve Tüm Yerel-Sen’in kuruluş tarih ve amaçlarına bakmak yararlı olacaktır. Şöyle ki; Tüm Bel-Sen; 20 Aralık 1990 yılında yerel yönetim iş kolunda kurulmuş olan, Türkiye genelinde 43 şubesi, 4 il temsilciliği ile 27 yıldır emek alanında örgütlü mücadelesini sürdüren ve sürdürmeye kararlılıkla devam eden köklü bir sendika iken, Tüm Yerel-Sen ise 2013 yılında kurulmuş olup, sadece Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde, çalışanlar üzerinden değil yöneticiler eliyle örgütlenme faaliyetleri yürüten ve bir sendikadan çok işveren güdümlü bir yapılanma izlenimi veriyor.

Son süreçte yaşadığımız olayların da yine tabandan değil, seçilmiş/atanmış belediye başkan yardımcıları ve onların yöneticileri tarafından gerçekleştirildiği aşikardır. Bundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz diye soracak olursanız; üyelerimizin ve bizim takip ettiğimiz süreçte, çalışanların baskı, yıldırma, mobbing ve sindirme ile Tüm Bel-Sen’den istifa ettirilerek Tüm Yerel-Sen’e üye olmaları, istifaların bireysel değil topluca gerçekleşmesi ve bu istifaların da emir komuta silsilesi ile yönetilen ve emre itaatin hakim olduğu zabıta personeli üzerinde yoğunlaşması bizi doğruluyor.

Tüm bunların yansımalarına gelecek olursak; hali hazırda yaşadığımız gelişmeler, iş barışını her geçen gün zayıflatıyor, çalışanlar arasında kutuplaşmayı arttırıyor (bu tam da hükumetin de hedeflediği bir sonuçtur), birlikte üretme ve birlikte emek mücadelesi yürütebilmenin koşullarını gittikçe zorlaştırıyor. Oysa, her türlü ayrıştırma ve kutuplaştırmayı reddetmek, özgür bağımsız bir anlayış ile çalışanların ortak kazanımlarını elde etmek ve bunu titizlikle korumak Tüm Bel-Sen’in geçmişten bugüne savunduğu değişmez şiarıdır.

Yeni Toplu İş Sözleşmesi dönemi ne zaman Beşiktaş Belediyesi’nde?

Sendikamız Tüm Bel-Sen ile Beşiktaş Belediye Başkanlığı arasında 30.03.2016 tarihinde imza altına alınan Toplu İş Sözleşmemiz, 01.01.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar geçerli. Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerimiz Ocak 2018 itibariyle başlayacak.

Son yayınlanan 692 sayılı KHK ile Tüm Bel-Sen’e ciddi bir devlet saldırısı oldu. Tüm Yerel-Sen ile ilişkili görüyor musunuz bu saldırıyı?  

Saldırının Tüm Yerel-Sen ile direkt ilişkili olduğuna dair en önemli işaret, saldırının sonuçlarının bu sendikayı güçlendirmeye ve KESK ile onun önemli bir bileşeni olan sendikamız Tüm Bel-Sen’i tasfiye etme çabasına yaramasıdır. Burada önemli bir hususun altını çizmekte yarar var, 1990 yılında kurulan Tüm Bel-Sen ülkemizde emek ve demokrasi mücadelesini ilkeli ve kararlı bir biçimde yürütmüş, Türkiye’de Toplu İş Sözleşmesini imzalamış ilk sendikadır. Bizim parçalanmamız sendikamızdan çok emek hareketinin, kamu çalışanlarının bugüne dek elde ettiği kazanımlarının da kaybedilmesi anlamına gelecektir. Sendika görünümlü ve direkt işverene bağlı yapılar, bilinçli bir şekilde bu saldırının bir parçası haline getiriliyor.

Peki sizler Beşiktaş Belediyesi’nde örgütlü Tüm Bel-Sen üyeleri olarak nasıl bir mücadele hattı belirlediniz?

Biz Tüm Bel-Sen olarak alacağımız bütün kararlarda, atacağımız bütün adımlarda mutlaka üye tabanımız ve yönetim kadromuz ile birlikte hareket ederiz. Bu bağlamda Beşiktaş’ta nasıl bir mücadele hattı örmeye çalıştığımızı özetlersek; geçtiğimiz günlerde (20 Temmuz’da) KESK İstanbul Şubeler Platformu, sendikamızın farklı şube yöneticileri ile tüm çalışma arkadaşlarımıza yönelik bir toplantı gerçekleştirdik. Yaptığımız toplantıda, memur arkadaşlarımız üzerindeki “istifa et” baskısının bir an önce sonlandırılması yönünde çağrı yaptık. Her çalışanın özgür iradesi ile üyelikten ayrılma ve üye olma hakkını savunduğumuzu, yönetim eliyle gerçekleşen tüm baskıların Türk Ceza Kanununun 118. Maddesi gereği suç teşkil ettiğini, özellikle zabıta personeli üzerinde yürütülen topluca istifa etme baskısının ve istifa etmemekte kararlı olan personele uygulanan mobbingin karşılıksız bırakılmayacağını bir kez daha yineledik. Söz konusu baskı ve mobbing uygulamalarının devam etmesi halinde, durumun daha geniş platformlarda ele alınacağını ve hukuki olarak da tüm haklarımızı kullanacağımızı belirttik.

Biz Tüm Bel-Sen olarak, sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi görüş, mezhep ve farklı inanış ayrımı yapmadan, hak, özgürlük ve emek mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

 

Share.

Comments are closed.