Bartın’da Denfa işçileri direniyor: “Sandıkları getirip buraya kursunlar, biz buradayız!”

0

Bartın’ın Amasra ilçesinde HEMA AŞ’ye bağlı Denfa firmasında 110 işçi üç aydır maaşlarını alamadı. İşçiler bunun üzerine ücretsiz izin çıkartıldı. İzine çıkartılan işçiler ise madenin girişinde direnişe geçti. 

HEMA AŞ’ye bağlı taşeron firma Denfa’da işçiler Mart, Nisan ve Mayıs’ın sonu itibari ile 3 aydır maaşlarını alamadı. Geriye dönük ödemeler ile ilgili işveren ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda ise işçiler sürekli alacakları konusunda oyalandı. İşçiler bunun üzerine ise bir haftalık ücretsiz izine çıkartıldı. İşten çıkartılmaları ardından işveren ile yapılan görüşmede verilen sözlerin tutulamayacağına ve Eylül ayına kadar bu şekilde sıkıntıların yaşanacağı söylendi. Maaşlarını alamayan ve ücretsiz izine çıkartılan işçiler ise maden önünde direnişe geçti.

“Bize yol bırakmıyorlar, çıkıp intihar edeceğim”

Maden önünde direnişe geçen işçiler, eylemlerini sürdürmekte kararlı. Yasal haklarını kullandıklarını söyleyen işçiler; yasal hakkımızı kullanıyoruz, eğer bu suç ise hepimiz suçluyuz şeklinde bir pankarta açtı. Konuşan direnişçi işçilerden bir tanesi kredi borçlarına dikkat çekerek; “Biz ekmeğimizin sonuna geldik. Ne belediyeden ne bir siyasi partiden kimse gelip ne yapıyorsunuz demiyor. Herkes evinde ne varsa getiriyor. Ben bu işin sonunu düşünemiyorum. Şu ilerideki direğe çıkıp intihar edeceğim. Kredi borçlarım var ve geldi kapıya dayandı. Bankalar da arıyor artık. ” dedi. Ne iktidarın ne de siyasi partilerin işçileri görmediğini ve destek olmadığını söyleyen işçiler yaklaşan seçim ile ilgili şu açıklamayı yaptı; “Buraya gelmeyen siyasi partiler nasıl 24 Haziran’da oy istiyecekler bilmiyoruz. Biz zeytinimizi evden getiriyoruz onlar da ancak evden getirirler oylarını o zaman. Sandıkları getirip buraya kursunlar, biz buradayız. “

Direniş alanında açıklamada bulunan Umut-Sen Örgütlenme Koordinatör Başaran Aksu ise şöyle konuştu;

“Arkadaşlar üç aydır maaşlarını alamayınca başka bir yol kalmıyor. Ya direnecekler, onurları ve haklarını arayacaklar, ya da birilerinin elini öpecekler. Bundan iki ay öncede burada bir direniş vardı. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıkloğlu arabulucuk yasasını biz çıkardık derken neyi kastediyordu burada anlıyoruz. 3 milyonluk bir sermaye birikimi, arabuluculuk tezgahı sayesinde Hattat Grubunun cebine girdi. Arabuluculuk yasasına 96 işçi imza atmak zorunda kaldı. Sadece 4 işçi dava açabildi. Geri kalan 3 milyon Hattat grubunun cebine girdi. Sermaye böyle birikiyor. Soma Holding İmbat Grubu, Artvin’de Cengiz Holding bu araluculuk tezgahı ile işçinin emeğine çöküyor ve kendine sermaye yapıyor. Bunu iktidar da izliyor, muhalefet partileri de izliyor. Ortada bu işlerler uğraşan, mesele işçiler olunca bunu dert edinen bir yapı söz konusu değil. Şu an Türkiye’nin her yerinde işçiler direniyor; Real, Flormar, Termokar işçileri direniyor. Bunların hepsi biliyor sermayenin ne olduğunu. Bu kimsenin umrunda değil. Eğer umrunda olsa, Bartın’da mı milletvekili adayısın o partiden bu partiden, gelirsin buraya bu işçilerle beraber sabahtan akşama kadar olursun. Aç olmak nedir görürsün, eve para götüremediği için utancından ölen babaları görürsün. Buradaki insanlara kimse vicdanen seslenmiyor. Bu insanlar emeklerinin karşılığını istiyorlar.”

 

Share.

Comments are closed.