Babacanlar Kargo’da işveren sendikası, polis ve işveren tarafından işçiye karşı üçlü ittifak!

0

Gaziantep’te bulunan Babacanlar Kargo’da çalışan 9 işçi TÜMTİS’e üye olduktan sonra sert bir müdahale sonrası darp edilerek işten atılmışlardı. Suriyeli işçilerin de kölelik koşullarında çalıştırıldığı Babacanlar Kargo’da işçiler, güvencesiz koşullar karşısında sendikalı oldukları için işten atıldıktan sonra 5 Eylül’den bu yana haklarını aramak üzere işyeri önünde direnişteler. Biz de direnişin başlangıcından bu yana yaşananları öğrenmek üzere TÜMTİS Örgütlenme Uzmanı Murat Küçükşahin ile konuştuk.

Daha önce TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk ile yaptığımız söyleşide Babacanlar Kargo’daki Suriyeli işçilerin durumundan direnişteki işçilerin kararlılığından bahsedilmişti. O zaman eyleme henüz yeni başlamışlardı. Bundan sonra süreç nasıl ilerledi?

9 işçi arkadaşımız işten atılmıştı. Direnişleri devam ediyor. İşveren geçtiğimiz günlerde direniş yerinin tam karşısına bir pankart asmış ve orada diyor ki “Babacanlar Kargo olarak ekmeğine ve iş yerine sahip çıkanlara biz de sahip çıkarız”. Yani baskı dışarda da devam ediyor. OHAL’den kaynaklı polisin yaptığı bir baskıya ek olarak işverenin gece direniş yerine “gübre dökme olayı” var. Ama işçi arkadaşlarımız direnişe kararlılıkla devam ediyorlar. İşverenin durumunu zayıflatmak için orada çeşitli adımlar atıyorlar. Başka işyerlerindeki işçilerle görüşüyorlar, Suriyeli işçilerle görüşüyorlar. Burada Suriyerli işçilere ırkçılık yapmıyoruz. İşçi arkadaşlarımız, “Siz burada bizim ekmeğimize mani oluyorsunuz. Çünkü işveren sizi kullanıyor. Gelin burada bizimle beraber olun. Sendikada örgütlenin, siz de daha iyi koşullarda çalışın” diyorlar. İşveren burada kaçak işçi çalıştırıyor. Bu durumu Çalışma Bakanlığı’na şikayet ettik. Bakanlık müfettiş gönderdi ve Babacanlar Kargo’ya ceza kesildi ama işveren hala kaçak işçi çalıştırmaya devam ediyor. Yine de arkadaşlarımız bütün kararlılıklarıyla kazanana kadar devam edecekler.

Suriyeli işçilerin sendikalaşma hakları var mı?

Hayır, yok. Çalışma izni olan bazı Suriyeliler var, ancak onlarla beraber çalışılabiliniyor.

Örneğin şu an Türkiyeli ve Suriyeli saya işçileri beraber eylem yapmaya başladılar. Sizin böyle bir durumunuz var mı?

Biz burada Suriyeli işçilere ırkçılık yapmıyoruz ya da çalışmayın demiyoruz. Sonuçta onlar canlarını, çocuklarını kurtarmak için buraya geldiler, bunu çok iyi biliyoruz. Ancak işverenler bunu işçilere karşı çok iyi kullanıyorlar. İşçilerin burada uyanık olması gerekiyor. Suriyeli işçilere düşman gibi değil, tam tersine bir sınıf kardeşi olarak bakması gerekiyor. Antep’teki arkadaşlarımız Suriyeli işçilerle de bu şekilde görüşüp konuşuyorlar. Aslında ilginç olan nokta; işvereni sigortasız kaçak işçi çalıştırdığı için devlete şikayet ediyoruz. Fakat Savcılık ilgilenmeyip bizi Çalışma Bakanlığı’na yönlendiriyor. Çalışma Bakanlığı’na gittiğimizde ise Bakanlık bizi, Emniyete gönderiyor. Emniyet ise bu bizim iş alanımız değil diyor ve olay sürümcemede kalıyor. Aslında Babacanlar Kargo, sadece o işyerindeki sendikalaşmayı ilgilendiren bir durum değil, Antep’teki ambarları ve Antep’teki sendikalaşmayı ilgilendiren bir süreç. Çünkü oradaki işverenler Babacanlar Kargo’daki sorun çözülürse diğer yerlerde de çözüleceğini düşünüyor. O yüzden orada üçlü bir ittifak yürütülüyor. İşveren sendikası, Polis ve Babacanlar Kargo işvereni.

Share.

Comments are closed.