gününde

Aydın Belediyesi direnişçisi Cengiz: “CHP’nin tek düşüncesi seçimlerde sıkıntı çıkmaması”

0

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde otobüs şoförü olarak çalışan 9 işçi, sendikalı oldukları için CHP’li Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından işten çıkarıldılar. Direnen iki işçi; işkolunu dilediği gibi değiştiren, Sosyal-İş Sendikasının yetkisi devam ederken belediyeye başka bir sendikayı sokan ve işçilerin sendikal haklarını parti ve Bakanlık işbirliğiyle baltalayan Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne karşı sürdürdükleri direnişlerinin bugün 200. günündeler.

Hukuki sürecin devam edebilmesi için gerekçeli kararın açıklanmasını bekleyen direnişçi işçilerden Yunus Cengiz ile verdikleri mücadeleyi konuştuk. Cengiz, “2018 Temmuz başında Sosyal-İş Sendikasında örgütlenmeye başladık. İki gün içerisinde çoğunluğu topladık ve 4 Temmuz’da yetki belgesi için Bakanlığa başvurduk. Hemen ertesi gün 4 arkadaşımızı işten çıkardılar. Ardından 3 kişiyi ve 2 gün sonra da 2 kişiyi daha işten çıkardılar. Bunlar hep örgütlenme sürecinde öncü olan işçilerdi. Biz işten çıkarılırken neden olarak performans düşüklüğü dediler. Çoğu arkadaşımızın tutanağı yoktu. Savunma olmadan işten çıkardılar. Benim tutanağım vardı, bunlardan birinde 25 ay önce bir yolcuyla tartışmışım. Şimdiye kadar neredeydiniz? Bir arkadaşımızın telefonla konuştuğunu söylüyorlar, sadece son durakta elinde telefon tutarken bir fotoğrafı var. Onun videosu bile yok, yolda gidiyormuş gibi gösteriyorlar. Bizimle beraber çıkarılan bir kadın arkadaşımız vardı, sadece onun çıkartılmasında haklı nedenler bulunuyordu. Kapı açık gitmek, telefonla konuşmak gibi. O, işe iade davasını zaten açmadı. Ama medyada bu kadının fotoğraflarını, videolarını yayımlayarak bizi çıkarmasına da sebep gösterdi. Onu bizim yanımıza koyarak ellerinde hazır görüntüleri var diye kendilerini haklı çıkarmak için gösterdiler. Bu kadın arkadaş da üyeydi sendikaya ama bir öncülüğü yoktu” dedi. 

ÇERÇİOĞLU: BENDEN HABERSİZ KİMSE ÖRGÜTLENEMEZ

“12 Temmuz’da belediyenin önünde bir basın açıklaması yaptık. Sonrasında bu bulunduğumuz yere gelip oturma eylemine başladık. Direnişin 12. gününde Kani Beko geldi. Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu’yla bir görüşmesi oldu. Buradan çıkan sonuçta Özlem Çerçioğlu’nun sözü: ‘Burada benden habersiz kimse örgütlenemez, benden habersiz iş yapanın kafasını keserim.'” Çerçioğlu’nun sözlerinden sonra iletişim ağının bir daha koptuğunu söyleyen Yunus Cengiz “Karşımızda CHP İl Başkanlığı, Efeler İlçe Başkanlığı var. Onlardan herhangi bir CHP’liyle de görüşme olmadı. Zaten delegelerin çoğu Belediye’de çalışıyor. Hepsinin başkanlığa seçilmesinde Çerçioğlu rol oynadı. Zaten İlçe Başkanı Barış Altıntaş, Meclis Üyesi ve Çerçioğlu’nun danışmanı, sağ kolu.” diye konuştu. 

BELEDİYE DEFALARCA İŞKOLUNU DEĞİŞTİRDİ

Cengiz, belediyenin rahatlıkla işkollarını istediği gibi değiştirdiğini ifade ederek “Bizim işkolumuz 20 no’lu işkoluna giriyor. ‘Genel işler’ diye geçiyor. Ama bizi kaydederken 10 no’lu işkoluna sokmuşlar. Bu da sinema, televizyon, büro yönetimi. Yani büro işçisi olarak kaydetmişler. Onu yapmalarının sebebi de şoför olarak göstermeyip tazminatlar vesaireyi vermemek için. Biz Sosyal-İş Sendikasına üye olmadan önce Belediye-İş Sendikasına gittik, işkolundan haberimiz yoktu. Belediye-İş’e gidip sendikalaşmak istedik. Aydın’da o var çünkü. Buradakiler bizi neredeyse 1 yıl oyaladı. En son kaçacak yeri kalmayınca Belediye-İş Sendikası Aydın Şube Başkanı Hidayet Yaman, ‘Özlem Başkan, Belediye’nin durumu iyi değil diye beklememizi istedi. Ben, Özlem Başkan’dan habersiz üye yapamam’ dedi. Biz bundan sonra işkolumuza da bakıp Sosyal-İş’e gittik. Onlar da bize anlattılar; ‘Aslında sizin işkolunuz bizimle ilgili değil ama bunlar sizin sendikalı olmamanız için böyle bir şey yapmışlar. Yaptıkları yanlış. Burada çoğunluğu sağlarsak yetki belgesini alır ve 1 dönem toplu iş sözleşmesini imzalarız. Ama itiraz ederlerse ikinci dönem başka bir sendikaya üye olursunuz’. Biz de kabul ettik ve üye olduk. Çoğunluğu sağlayıp Bakanlığa başvurduk. Belediye itiraz etti. Tabii bizi önce işten çıkarttı, 15 gün sonra ise Bakanlık’tan yetki geldi.” dedi. 

PARTİLİLER SENDİKADAN İSTİFA ETMELERİ İÇİN İŞÇİLERE BASKI YAPTI

“Belediye yetki belgesine itirazlarını işkolunu sebep göstererek yaptı. Bizim 20 no’lu işkolunda olduğumuzu, bu yüzden Sosyal-İş’te örgütlenemeyeceğimizi söylediler. Kasım ayında itirazı yaptıktan sonra herkese sendikadan istifa etmeleri için baskı yaptı. İstifa etmeyenler içinse farklı bir yola başvurdu. Aydın küçük yer ve herkesin birbiriyle tanışıklığı, akrabalığı vardır. Bakıyor işçinin CHP’den kiminle akrabalığı var. Mesela meclis üyesi tanıdığı var, hemen onu arayıp ‘Senin bu tanıdığın işçi belediyeye karşı geliyor, söyle sendikadan istifa etsin’ diyor.” diye anlatan Cengiz, “Aydın CHP’deki yöneticiler veya önde gelen partililer çalışan arkadaşlarımızı tehdit ediyor: ‘Eğer sendikadan istifa etmezsen yarın kimsenin işini yapmam, ailenle kötü olursun, eşin dostun kimse giremez belediyede işe’ diyor. Bu şekilde baskıyla, tehditle insanları sendikadan istifa ettirdiler. Sonra işkolunu değiştirdiler. Önce 15 no’luya kaydırdılar, nakliye işkoluna. 10 gün sonra da 20 no’luya çektiler.” dedi. 

SENDİKANIN YETKİ BELGESİ VARKEN BAŞKA BİR SENDİKAYA YETKİ VERİLDİ

“Bizim anlamadığımız şu; buradaki Belediye CHP’li, hükümet AKP. Bunları birbirine düşman diye biliyorduk. Biz, Belediye çoğunluğa itiraz ettikten sonra mahkemelik olunca Belediye’ye müfettiş geldi. Gelen müfettişler, çalışanlardan rasgele seçip ifade alacaklardı. Ancak bu konuşmayı Belediye binasının 7. katında, Belediye Başkanı’nın makam odasının olduğu kattaki kameralı bir odada yaptılar. İşçileri ‘Söylediklerinizden haberimiz olacak, ona göre konuşun’ diyerek tehdit ettiler. Koskoca müfettiş bunlar, orada tehdidin olacağını, kameranın altında işçilerin rahat ifade veremeyeceğini biliyorlar. Ama biz, buna göz yumuluyor derken arkasından başka bir şey oldu; Belediye-İş’e herkesi zorla üye yaptılar. Zorla, çünkü çalışanların elinden e-devlet şifrelerini alıp belediyenin bilgisayarlarından üye yaptılar. Kanunen yetki belgesini alan bir sendika varken mahkeme sendikanın yetkisini düşürmeden, mahkeme sonuçlanmadan orada başka bir sendikanın yetki belgesi alması imkansız. Ama Belediye-İş çoğunluğu sağladığında yetki için Bakanlığa başvuruyor ve Bakanlık da Belediye-İş’e yetki belgesini veriyor. Böyle bir durumun eşi benzeri yok.” 

Direnişçi işçi Cengiz, “Diyorlardı ki ‘Sendikalı olmanız haktır, hatta bunu davullu zurnalı yaparız. Ama bunlar gizli saklı olmaz, beraber konuşarak olur’. Bize, ‘Özlem Çerçioğlu’ndan habersiz bir şey yapamam’ diyen Belediye-İş, bir anda Belediye’ye giriyor ve orada toplu iş sözleşmesi için masaya oturuyor. Zaten Özlem Çerçioğlu, AKP ile yakın ilişki içerisinde. Yeni bir haber çıktı, Büyükşehir Belediyesinin sahip olduğu bütün özel şirketlerin başında Çerçioğlu’nun rakibi olan Mustafa Savaş’ın yeğeni var. Bunlar ortak olarak bir şeyler kuruyorlar. Biz ise ‘sen AKP’lisin ben CHP’liyim’ diye birbirimizi yerken yukarıdakiler kendi aralarında her şeyi paylaşıyor.” dedi. 

ÇERÇİOĞLU, CHP’DEN TEKRAR ADAY

CHP’nin süreç içerisinde gösterdiği tutumu anlattı: “Kılıçdaroğlu ile Sosyal-İş Genel Merkezinin iki kez görüşmesi oldu. Veli Ağbaba ve Oğuz Kaan Salıcı ile defalarca görüştüler. Yani Genel Merkezin bizden haberi var, neyin ne olduğundan da haberi var. Kurban Bayramı’ndan önceki hafta CHP Genel Merkezi önünde basın açıklaması yapacaktık. Oğuz Kaan Salıcı, bizim Genel Başkan’a ‘Ben bu işi çözeceğim, bana zaman ver. Basın açıklaması yapılmasın Belediyenin önünde’ dedi. O şekilde iptal ettik açıklamayı. Bizi işten çıkarttı diye Özlem Çerçioğlu’na tepki gösterecek bir kişi bile yok. CHP Genel Merkezi’nin tek düşüncesi seçimlerde sıkıntı çıkmaması. Sıkıntı olacak gibiyse de önlemini almak. Umurlarında bile değil. CHP, ne emekçinin ne de işçinin yanında. Kılıçdaroğlu göstermelik olarak Flormar direnişini ziyarete gidiyor. Kendi belediyelerindeki direnişlere, grevlere ise kulağını tıkıyor. Onlardan yana hiçbir ümidimiz yok.”

BIÇAK KEMİĞE DAYANDI

“Gerekçeli karar çıkmadan bir eylemlilik yaparsak Belediye Başkanı kendisini haklı çıkaracak. Gerekçeli karar çıktıktan sonra itirazını yaparsa sendika bizi geri çekmeye çalışsa bile Belediye önünde büyük bir eylem yapacağız. Gözlerini korkutacağız. Bıçak kemiğe dayandı, 6 aydan fazladır buradayız. Kış geldi ve iki çocuğum var, masraflar ikiye katlandı. Olanı verdik, artık bir şeyimiz kalmadı. Bugüne kadar elimde ne varsa hepsini çıkarmıştım. Bu aydan sonra da yok artık. Faturamı ödeyemeyeceğim, kredi borcumu ödeyemiyorum. Hafta sonları ek iş yapıyordum, kış gelince o da bitti. Bu saatten sonra belediyenin önüne aracımızı çekeceğiz. Pankartları hazırlayacağız ve oradan sesleneceğiz. Genel Merkez’e ‘Ankara’ya geliyoruz’ diyeceğiz. Biz gelene kadar bu işi düzeltmezse Genel Merkez’in önünden kalkmayacağız. Sendikanın da CHP ile kötü olmamaya çalıştığını düşünüyoruz. Ne gerekiyorsa yapacağız. Karşımızda iyi niyetli biri de yok ki. Gerekirse Mahir Kılıç gibi kendimizi zincire vuralım orada diyoruz. Artık dayanma gücümüz kalmadı. Elimizden ne geliyorsa yapacağız artık.”

Share.

Comments are closed.